( Bu sayfanın fonundaki okoutalianos isimli ezgi L. Papadopoulos ve
M. Loizos tarafından
Panagis
Koutalianos anısına bestelenmiştir.)
MS 1300'de, ada, Bizans İmparatoru 2. Andronikonus un izniyle,
Katalanların (İspanya) deniz üssü olarak kullanılıyordu. Bu 1307 de
sona erdi ve adaya çoğu balıkçı ve tekne sahibi olan Yunanlılar
yerleşti.
Osmanlı imparatorluğu devrinde, Koutalis (Ekinlik) halkına ait
gemiler, Ege ve Akdeniz üzerinden Avrupa ya, özellikle İtalya, Fransa,
İspanya ve İngiltere ye giderek oralardan İstanbul a ticari mal
getiriyordu. Bazı tekneler ise Marmara da balıkçılık yapıyor
ve balık ticaretinde bulunuyordu. Bu ticaret Romanya ve Rusya
kıyılarına kadar uzandı. Koutalis halkı buralardan buğday aldı. Hala
kalıntıları bulunan değirmenlerde Romanya, Rusya ve Marmara ya da
Kizikos(Erdek) den gelen buğday işlendi.
Daha sonra 1816 da bazı gemiler sünger avcılığı için değiştirildi.
1900 de 25 tekne (200 tonun üzerinde) ve 30 tane sünger teknesi vardı.
Bu teknelerin her biri 4 tondu ve 8 kişilik mürettebatı vardı. Bu filo,
İstanbul limanında demirliydi.
Marmara adalarını gösteren o yıllardan kalma, bir harita aşağıda verilmiştir.
Osmanlı döneminde adada, giysi, yiyecek, ev eşyası vs. satan
dükkanlar ve sahilde 3-4 kafe-restoran vardı. Ayrıca bir
postahane de mevcuttu.
Halkın başlıca geçim kaynağı, ticari nakliyat, balıkçılık, sünger
avcılığı ve tuzlu balık ticaretiydi. Aşağıda 1900'lü yılların
başlarında imalat yapan bir tuzlu balık fabrikasının resmi
görülmektedir.
1896 dan önce adanın nüfusu 2400 civarındaydı. 110 öğrencilik bir okul
vardı.
Bu okulun ve yanındaki kilisenin harabesi hala ayaktadır.
Aşağıda, o dönem ve bölgede, çocuğunu okula götüren bir annenin ve
çocuğunun giyim tarzını gösteren bir figür vardır.
1918'de doğmuş Nikos isimli bir Koutalislinin Osmanlı
İmparatorluğu tarafından verilmiş doğum belgesi aşağıdaki resimde gözükmektedir.
(Belgeyi tıklayarak daha ayrıntılı bir görüntüsüne ve çevirisine
ulaşabilirsiniz.)
1800'lü yılların son çeyreğinde adını gücü ile duyuran Koutalis doğumlu
Panagis Koutalianos'un bir resmi aşağıdadır. (Resmi
tıklayarak Panagis hakkında ayrıntılı bilgiye ulaşabilirsiniz.)
1923'de Türkiye Cumhuriyetinin kurulması ve nüfus mübadeleleri sonunda
Yunan asıllılar olan Koutalis halkı da mülteci olarak Yunanistan'a
giderek Atina, Selanik ve Pire'ye yerleşti. Büyük bir grup ABD ye
gitti.
Adadan ayrılanlardan başka bir grup, Lemnos (Limni) adasında Yeni Koutalis'i kurdu.
Yunan Asıllılar adayı terk ettikten sonra, ada 5 - 6 yıl boyunca boş
ve korumasız kaldı. Bu süre boyunca gelen gemiler tarafından adadaki
evler yağmalandı.
Ada terk edildikten 5 - 6 yıl sonra devlet, İnebolu'dan yaklaşık 30
haneyi bu adaya iskana yolladı. Bunlar geldiğinde adayı ve evleri harap
bir şekilde buldular. Oturulacak gibi olan evlere yerleşip diğerlerinin
ahşap kısımlarını kışın yakacak olarak kullandılar. Çünkü o yıllarda
devlet ada halkına herhangi bir yardım yapmıyordu.
 |
|
 |
Adaya ilk yerleşen Türk ailelerden Taman Ailesi fertleri(1938)
Soldan başlayarak İhsan(15), Cemile(35), Cevat(5) ve Kemal(8) |
|
Adaya ilk yerleşen Türklerden Karabatak Reis (1968) |
 |
|
 |
Adaya ilk yerleşen Türk ailelerden Tiryaki Ailesi fertleri(1938)
Soldan başlayarak İbrahim hakkı, Zinnet (Zeynep) ve Vasıf |
|
Adaya ilk yerleşen Türklerden Mustafa Tiryaki (1880-1965) |
1935'teki 6.4
büyüklüğündeki Marmara depreminin merkezi adaya çok yakın olduğundan
(yaklaşık 9 km)
adada oldukça tahribat yaptı. Özellikle kullanılmayan kötü durumdaki
evler ve yapıların tamamına yakını yıkıldı.
Ada halkı o yıllarda oldukça yoksuldu ve geçimini küçük teknelerle
balıkçılık, bağcılık ve tarımla sağlamaya çalışıyordu. 1960'li yılardan
sonra ada halkının bir kısmı kum tekneleri sahibi oldu ve Marmara
denizinin çeşitli bölgelerinden kum çıkartarak ekonomik durumlarını
düzeltmeye başladılar.
Zaman içinde ada halkının büyük bir kısmı kışın büyük şehirlerde
oturup ve çalışmaya yazın adaya tatile gelmeye başladı.
Adada 1970'li yıllarda, daha sonradan kapanacak olan bir ilk okul, bir
motel ve bir tuzlu balık imalathanesi vardı.
Adaya 80'li yılların başlarında sürekli elektrik geldi. Elektriğin
gelmesi ile birlikte adadaki gelişme ve yapılaşma hız kazandı.